Moskova'nın Türkiye'yi zayıflatmak için uyguladığı en önemli taktik, düşmanımın düşmanı dostumdur mantığına dayanıyor. Rusya'nın bölücü terör örgütü PKK'yı desteklemesi de bunun en çarpıcı örneğidir. Hollanda ve Avusturya'dan sonra üçüncü genel kurul toplantısını Moskova'da 1995 yılında gerçekleştiren PKK, sözde "Kürt sürgün parlamentosu"nu Rus Parlamentosu'na ait resmi bir binada topladı. Türkiye'nin tüm uyarılarına rağmen Moskova'da yapılan bu toplantı ardından Türkiye Rusya'ya iki ayrı nota verdi.
Fakat Moskova'nın tavrı değişmedi. Rusya Parlamentosu'nun alt kanadı Duma'ya bağlı Jeopolitik Sorunlar Komitesi tarafından 20 Mayıs 1996'da düzenlenen "Kürt Sorunun Çözüm Yolları" konulu toplantıda KGB üst düzey yetkililerinden Aleksandır Nevzerov, PKK'yı terör örgütü olarak görmediklerini belirtti.Ayrıca eski Sovyet topraklarında yaşayan Türk asıllı halkların içişlerine karışmasını önlemek amacıyla, Türkiye'ye karşı "Kürt kartı"nın kullanılabileceğini söyledi.
Uluslararası platformlarda terörizmle mücadele antlaşmalarına imza atan Rusya, bundan bir ay sonra da PKK'yı "Kürt ulusal demokratik mücadelesinin önderi" olarak tanımladı ve "Rusya etrafında egemen hale gelen düşman devletler halkasına karşı Kürtleri müttefik" ilan etti.
Duma Jeopolitik Sorunlar Komitesi'nin yaptığı en son toplantıda başkan Aleksi Mitrafanov "Kürt sorununun, Çeçen sorunu gibi bir gelişme göstererek, savaşa dönüşebileceğini" söyleyerek Ankara'ya dolaylı bir mesaj yollamayı da ihmal etmedi.
Duma bünyesinde kurulan Kürdistan Sorunları Çalışma Grubu'nun hazırladığı raporlarla, sözde Türk yayılmacılığının engellenmesi amacıyla yeni stratejiler belirlenmiştir. Raporda "Türkiye'nin, Karabağ'dan Çeçenistan'a, Dağıstan'dan Abhazya'ya, Kırım'dan Bulgaristan'a, Arnavutluk'tan Bosna'ya uzanan geniş bir alanda yayılmaya çalıştığı" öne sürülmektedir. Ayrıca Türkiye'nin öncülük ettiği "Karadeniz Ekonomik İşbirliği Projesi" de "Osmanlı Federasyonu" olarak tanımlanmaktadır.
Raporda Türk yayılmacılığına karşı Rusya'nın İran, Ermenistan, Gürcistan, Irak ve gelecekte Kürdistan'la ittifak kurulması gerektiği belirtilmektedir. Bunun yanısarı Türkiye'nin yayılmasının engellemenin en etkili yolu Türkiye'nin iç istikrarını bozarak dış politikayla ilgilenmesini önlemek şeklinde özetlenmiştir.
Ermenistan da Rusya'nın Türkiye'ye karşı uygulanacak "Kürt"açılımında kendine düşen görevi üzerine almıştır. Moskova'nın bu sadık müttefiki, PKK'nın kamplarına topraklarını açarak terör örgütünün Türkiye'ye sızmasını sağlamaktadır. Tüm bu gelişmeler "Kürt kartı"nın Rusya tarafından önümüzdeki dönemde de yoğun biçimde kullanılacağını göstermektedir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder